Stratejik Planlamanın Önemi

Büyüklüğü ne olursa olsun, tüm şirket ve kurumlar, dünyada küreselleşme ve bilgi teknolojilerindeki değişimin, politik, ekonomik ve toplumsal krizlerin etkisi altındadır. 

Hemen hemen bütün sektörlerde talebin altında olan arzın, hızla talebin çok üstüne çıkması ile, rekabet, sadece Türkiye’de değil, bütün dünyada büyük ölçüde artmıştır. Bu durumun doğal bir sonucu olarak ortaya çıkan küresel rekabet koşullarına ayak uyduramayan, özgün stratejiler üretemeyen şirketlerin başarılı olması, hatta uzun süre hayatta kalması, artık mümkün görünmemektedir.

Birçok şirket yöneticisinin ‘Ben bu konuda babamın yanında çekirdekten yetiştim, üretimin bütün özelliklerini biliyorum, ancak geçen yıllardaki başarılarım devamlı geriliyor ve daha çok sıkıntıya giriyorum’ dediği bilinir.

Giderek artan rekabet ortamında, sahip olduğumuz üretim becerisinin üzerine, strateji üretme becerisini katamadığımız sürece, bu görüş, giderek daha yaygın hale gelecektir. Strateji üretme gücünü, şirketlerinin temel yetkinliği haline getiremeyen şirket yöneticileri de, şirketlerinin avuçlarının içinden kaybolup gitmelerini üzülerek seyredeceklerdir.

Stratejik planlama, şirketin önce hayatta kalmak ve sonra da sektör ortalaması üzerinde kar etmek üzere, güçlü yanlarını, dış dünyada mevcut fırsat ile ilişkilendirebilme becerisidir.


Bu planlama ;

  • Orta ve uzun vadeli amaçlarını,
  • Temel ilke ve politikalarını,
  • Hedef ve önceliklerini,
  • Performans ölçütlerini,
  • Bunlara ulaşmak için izlenecek yöntemler ilet
  • Kaynak dağılımlarını içeren planıdır.

    Bireysel veya kurumsal olarak, alışkanlıklarımızdan vazgeçmek istemediğimiz için, değişimi genelde tehdit olarak algılarız. Oysa, içerdiği tehdit kadar, değişim ortamı fırsatlar da içerir. Önemli olan da, bir değişimle karşılaşıldığında, ‘Ben, bu değişimin içerdiği tehditlerden nasıl kurtulabilirim’ diye değil, ‘Ben bu değişimin içerdiği fırsatı nasıl değerlendirebilirim’ diye sorulması gerekir.

    Değişimin içerdiği fırsat, biz değerlendirelim veya değerlendirmeyelim, bir süre ortada durur ve daha sonra ortadan kaybolur veya daha da kötüsü tehdide dönüşebilir.

    Bu nedenle, ortaya çıkan fırsatları değerlendirmek, hatta daha da ileri giderek, ortaya çıkan tehditleri fırsata dönüştürebilecek stratejiler üretmeliyiz. ‘Strateji, bir kazanma oyunudur. Sonunda fark edilebilir bir başarı getirmeyen hiçbir hamlenin, stratejik bir düşüncenin sonucu olduğu söylenemez. Strateji, başarıya ulaşmak üzere, planlama ufku uzun kararlar dizisidir.
    Strateji, şirketinizin nereye ve nasıl gitmesi gerektiğine karar vermektir.

    Strateji, amaçlara ulaşmak için belirlenmiş, sonuç odaklı, dinamik kararlar topluluğudur.

İcat çıkartma yerine „icat çıkart demeliyiz Strateji, geleceğe dönük öngörüler yapmak değil, sağlıklı öngörüler doğrultusunda geleceği yönlendirebilmektir...