Rusya
KATILIM BEDELİ : 9700 €
GENEL BİLGİLER
Resmi Adı : Rusya Federasyonu
Yönetim Şekli : Federatif Cumhuriyet
Yüzölçümü : 17.075.400 km2
Nüfusu : 144.2 milyon kişi (2004)
Başkent : Moskova
Önemli Şehirleri : St.Petersburg, Gorki, Kybyshev, Perm, Samara, Omsk, Yekaterinburg, Novosibirsk, Chelyabinsk, Nizhniy Novgorod.
Resmi Dil : Rusça
Ticari Dil : Ticari dil olarak da Rusça kullanılmaktadır. İngilizce de ticari dil olarak yaygınlaşmaktadır.
Din : Toplam nüfusun %75,2’sini Rus Ortodokslar, %19’unu Müslümanlar, kalanını ise diğer Hristiyan mezhepleri, Musevi, Lama Budistleri ve Şamanist dinleri oluşturmaktadır.
TÜRKİYE-RUSYA TİCARİ VE EKONOMİK İLİŞKİLERİ
Türkiye ile Rusya arasındaki ekonomik ilişkilerimizin temel çerçevesini, Türkiye ile SSCB arasında 8 Ekim 1937 tarihinde imzalanan Ticaret ve Seyrüsefain Anlaşması belirlemiştir. SSCB’nin dağılmasını takiben, RF ile bu alandaki yasal zemini ise 25 Şubat 1991 tarihinde imzalanan Ticari ve Ekonomik İşbirliğine Dair Anlaşma oluşturmuştur.
Rusya ile imzaladığımız, Karma Ekonomik Komisyonu mekanizmasını kuran Anlaşma ile Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme, Turizm Alanında İşbirliği, Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması, Gümrük Konularında Karşılıklı Yardım ve İşbirliği Anlaşmaları ve Uluslararası Karayolu Taşımaları Hakkında Protokol, bu ülkeyle ekonomik ilişkilerimizi düzenleyen diğer önemli belgelerdir.
| RF ile ikili ticaretimiz (milyar dolar) | |
|||
| İhracat | İthalat | Denge | Hacim | |
| 2007 | 4,7 | 23,5 | -18,7 | 28,2 |
| 2008 | 6,4 | 31,3 | -24,8 | 37,7 |
| 2009 | 3,2 |
19,7 |
-16,5 | 22,9 |
| 2010 | 4,6 | 21,5 | -16,9 | 26,1 |
Rusya ile 2002’den bu yana artan ikili ticaret hacmimiz, 2008 yılında 38 milyar dolara ulaşmıştır. İkili ticaret hacmimiz 2009 yılında, gerek küresel ekonomik kriz gerek 2008 Temmuz-2009 Ağustos döneminde Rus gümrüklerinde Türkiye menşeli ürünlere uygulanan tam denetim uygulaması nedeniyle 23 milyar dolara düşmüştür.
Ticari ilişkilerimiz 2010 yılının ilk aylarından itibaren toparlanma sürecine girmiş ve 2010 yılında ikili ticaret hacmi 26,1 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. 2008 yılında birinci ticaret ortağımız konumundaki Rusya, 2009 ve 2010 yıllarında bu konumunu Almanya’ya bırakarak 2. sıraya gerilemiştir.
Başbakan Vladimir Putin’in Ağustos 2009’da ülkemizi ziyareti çerçevesinde ikili ticaretin önümüzdeki beş yıl içerisinde 100 milyar dolara çıkartılması ortak hedef olarak belirlenmiştir.
Türkiye’nin RF’ye ihraç ettiği başlıca ürünler, gıda ürünleri (%25), dokumacılık ürünleri (%20), kimyasallar (%9,6) ve otomotiv sanayi (%7) ürünleridir. Ülkemizin RF’den ithal ettiği başlıca ürünler ise, petrol ve ürünleri (%37.6), doğalgaz, (%32,4) demir-çelik (%8), kömür (%5.8) ve demir dışı metallerdir.
Türk iş çevrelerinin Rusya genelindeki ticaret ve iş merkezleri, gıda, içecek, şişe, cam, beyaz ve kahverengi eşya ile diğer sektörlerdeki yatırımlarının tutarı 2008 yılı itibariyle 6 milyar dolara yaklaşmıştır.
Türk müteahhitleri Rusya’da şimdiye kadar 32 milyar dolar değerinde 1191 proje üstlenmişlerdir. 2010 yılında 1,3 milyar dolarlık taahhüt üstlenilmiştir.
2010 yılı sonuna kadar Türkiye gelen Rus yatırımları 7 milyar dolara yaklaşmıştır.
Kültür
Rusya, müzikten edebiyata, baleden resime kadar sanat ve kültürün hemen her alanında dünyadaki temel merkezlerden biridir. Puşkin, Gogol, Dostoyevski, Tolstoy, Çehov, Çaykovski, Ayvazovski, Tarkovski gibi daha pek çok isim buna örnektir. Ya da Hermitaj ve Bolşoy gibi Rusya’daki yüzlerce müze, tiyatro ve sergi salonu…
Bu konuda sitemizdeki “Ünlü Ruslar” bölümünde birçok şair, yazar, besteci, opera ve pop şarkıcısı, tiyatrocu ve sinemacı, bale ve dans sanatçısı, ressam ve başka kültür adamlarıyla ilgili bilgi bulabileceğinizi belirtelim. Günümüz Rusyası’nda kültür sektöründe profesyonel olarak çalışanların sayısı 1,2 milyon kişidir. RF Finans Bankası verilerine göre, 2004 yılında kültür-sanat harcamalarına yaklaşık 3 milyar dolar ayrılmıştır; bunun üçte ikisinden fazlasının yerel bütçelerden, kalanının ise federal bütçeden karşılanması öngörülmüştür.
80’lerin sonunda ve 90’ların ilk yarısında yaşanan hızlı değişimler sırasında kültürel kurum ve alışkanlıkların zarar görmesi süreci, son yıllarda alınan önlemlerle tersine çevrilmeye çalışılmaktadır. Örneğin, Rusya’da 1996-2003 yılları arasında tiyatro sayısı yüzde 20’den fazla artmıştır (470’ten 571’e). Ancak bu dönemde seyirci sayısındaki azalma engellenememiştir (1996’da bin kişiye 213 seyirciden 2003’te bin kişiye 209 seyirci). Opera ve bale binalarının 1994-2003 arasında 35’ten 71’e çıkmış olması ilginçtir. 1996-2003 döneminde Rusya’daki müze sayısında dörtte birin üzerinde artış gerçekleşmiş, rakam 1725’ten 2189’a yükselmiştir. Müzelere gitme oranında ise yal- nızca yüzde 3,5’luk bir artış olmuştur. Sosyalizmden piyasa ekonomisine hızlı geçişte kültür kurumları ve kültür adamları her zaman kolay adapte olamamaktadır, ancak yine de son zamanlarda Rusya’nın yaşanan döneme özgü yeni kültürel ve sanatsal başarılara imza atılmaya başlanması sevindiricidir


