Fransa
KATILIM BEDELİ : 6700 €
GENEL BİLGİLER
Nüfus: 64.667.000 (2010)
Yüzölçümü: 643.427 km2 (Denizaşırı illerle birlikte)
Para Birimi: Euro (€)
GSMH: 1.921 milyar Euro (2009)
Cumhurbaşkanı :Nicolas Sarkozy (6 Mayıs 2007)
Başbakan: François Fillon (20 Haziran 2007)
Hükümet :Merkez sağ hükümet (19 Haziran 2007)
Tarihçe: Türk-Fransız ilişkileri, II.Beyazid ve XI. Louis döneminde 1483 yılında ilk elçi teatisiyle başlamıştır. Türk-Fransız ilişkileri, 1525 yılında Pavia meydan savaşında Roma-Germen İmparatoru Charles-Quint’e esir düşen Kral I. François’nın Kanuni Sultan Süleyman’dan yardım istemesiyle dostluğa dönüşmüştür. Bu dostluk diplomatik ilişkilere de yansımış, Osmanlı İmparatorluğu nezdinde ilk Fransız mukim elçi 1535 yılında göreve başlamıştır.
Siyasi İlişkiler: İkinci Dünya Savaşını müteakip Türkiye ile Fransa BM, NATO gibi uluslararası kuruluşlarda müttefik konumunda yer almaktılarsa da, iki ülke ilişkileri inişli çıkışlı bir seyir izlemiştir.
Türkiye’nin AB üyeliği Fransa kamuoyunda uzun süre tartışılmıştır. Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy Türkiye'nin AB üyeliğine karşı bir tutum benimsemiştir. Bu çerçevede, Fransa, beş faslın müzakerelere açılmasını engellemektedir.
Son dönemde gerçekleştirilen üst düzey ziyaretler:
- Sayın Cumhurbaşkanımız, Türkiye Mevsimi çerçevesinde Paris'te Grand Palais'de düzenlenen "Bizans'tan İstanbul'a: İki Kıtanın Limanı" konulu serginin açılışını Cumhurbaşkanı Sarkozy ile birlikte yapmak üzere 7-9 Ekim 2009 tarihlerinde Fransa'ya resmi bir ziyaret gerçekleştirmişlerdir.
- Dışişleri Bakanı Sayın Ahmet Davutoğlu, 6-7 Kasım 2009 tarihlerinde Fransa'ya bir çalışma ziyareti gerçekleştirmiştir.
- Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış, Fransa'yı Nisan 2009 ve Eylül 2009’da iki kez ziyaret etmiştir.
- Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Sayın Zafer Çağlayan, Türkiye Mevsimi ekonomi etkinliğine katılmak üzere 7-8 Şubat 2010 tarihlerinde Paris'e gitmiştir.
- Fransa’nın Dış Ticaretten Sorumlu eski Devlet Sekreteri Anne-Marie Idrac, Türkiye-Fransa Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesi İkinci Toplantısına katılmak üzere 24-26 Şubat 2010 tarihlerinde ülkemizi ziyaret etmiştir.
- Sayın Başbakanımız, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin daveti üzerine, Türkiye Mevsimi'nin kapanışı vesilesiyle 6-7 Nisan 2010 tarihlerinde Fransa'ya resmi bir ziyarette bulunmuştur.
- Fransa Dışişleri eski Bakanı Bernard Kouchner, Sayın Bakanımızın davetine icabetle 11-12 Ekim 2010 tarihlerinde ülkemizi ziyaret etmiştir.
- Fransa ile Müsteşar düzeyinde siyasi istişareler 2-3 Kasım 2010 tarihlerinde Paris’te gerçekleştirilmiştir.
TÜRKİYE–FRANSA TİCARİ VE EKONOMİK İLİŞKİLERİ
|
(milyon Avro)
2010 yılında da Fransa’nın Türkiye’ye ihracatı genel ihracat artışından, Fransa-Türkiye ticareti Fransa’nın genel ticaret artışından daha yüksek oranlarda seyretmiştir. 2010 yılında Türkiye’nin Fransa’nın ihracatındaki payı % 1,62, ithalatındaki payı % 1,20, dış ticaretindeki payı % 1,39 olmuştur.
Ülkemizde 2.000 adet Fransız sermayeli şirket faaliyet göstermektedir. Fransız firmaları özellikle nükleer enerji santralleri ihaleleri, yenilenebilir enerji ve ulaştırma alanlarındaki proje ve ihalelere ilgi göstermektedir. Fransız yatırımları otomobil, elektronik, çimento, eczacılık ve hizmet sektörlerinde yoğunlaşmaktadır. 2002-2010 döneminde ülkemize gelen yatırımların yaklaşık 4 milyar Dolarlık bölümü Fransa kaynaklıdır. 2010 yılında Fransa’dan ülkemize gelen yatırım miktarı ise 600 milyon Dolar olmuştur. Fransa’daki Türk yatırımcılar, gerek ülkemizin sanayi ve hizmetler sektörü firmalarından gerek Fransa’da yerleşik vatandaşlarımızın kurup geliştirdikleri ve genelde inşaat ve gıda alanlarında faaliyet gösteren firmalardan oluşmaktadır. 1987 yılında kurulan Türk-Fransız İş Konseyi’nin Fransız muhatabı "Mouvement des Entreprises de France-MEDEF International" isimli kuruluştur. İş Konseyi’nin Türk kanadı başkanı Hasan Çolakoğlu, Fransız kanadı başkanı Jean Lemierre’dir. 2010 yılında Fransa’dan ülkemize gelen turist sayısı 930 bin olarak gerçekleşmiştir. |
Kültür
Fransa kültürü, ülkenin bulunduğu coğrafi konum, komşu uluslarla geliştirilen yoğun ilişkiler ve tarihin çeşitli dönemlerinde yaşanan göç dalgalarıyla şekillenmiştir. Özellikle başkent Paris, ülkenin kültür ve sanat merkezi olma görevini üstlenmiş ve gerek Avrupa’nın gerekse dünyanın en önde gelen kültür merkezlerinden biri olmuştur. Fransız sanatçılar, edebiyatçılar, modacılar günümüzde pek çok alanda önemli yapıtlar vermektedirler. Fransa’nın dışarıdan aldığı yoğun göç ve göçmenlerin ülkelerinden taşıdığı kültür ile Fransa’da günlük yaşamda önemli değişiklikler göze çarpmaktadır. Mutfak ve edebiyat alanlarında öne çıkan bu değişikliklerle Fransa her geçen gün daha çeşitli gelenekler doğmaktadır.
Fransız mutfağının kökeni Orta Çağlara uzanır. Fransa mutfağı Fransız Devrimi sonrasında Kolonileşme döneminde dünya sahnesindeki kazandığı gücüyle orantılı olarak gelişmiştir. Napolyon Bonapart döneminde ün kazanmış Marie-Antoine Carême (1784-1833) gibi aşçılar haute cuisine (yüksek aşçılık sanatı) denilen özenli bir yemek tarzını geliştirerek Fransız mutfağına büyük katkılarda bulunmuşlardır. Fransız mutfağı Fransa’nın bölgelerine göre büyük farklılıklar gösterir. Kırmızı etten, deniz ürünlerine ve süt ürünlerine kadar çok değişik türlerde besin Fransız mutfağını biçimlendirir.
Fransız mutfağının öne çıkan ögeleri şarap ve peynirdir. Fransa her yıl dünyaca ünlü şaraplarını ihraç ederek ekonomisine katkıda bulunduğu gibi tescillenmiş 1000′i aşkın peynir türüyle de dünyanın en önde gelen peynir üreticilerindendir. Fransa’da bağcılık ve şaraplarıyla ön plana çıkan bölgeler Alsace, Bordeaux, Burgonya, Champagne, Korsika, Jura, Languedoc-Roussillon, Loire, Provence, Rhône ve Savoy’dur. Fransa’nın en ünlü peynirleriyse Brie, Camembert ve Rokfor’dur. Fransız mutfağının dünyaya mâlolmuş ya da dünyaca tanınan diğer yemekleri arasında kruvasan, salyangoz yemeği, baget ekmeği, kaz ciğeri ve crème brûlée (krem brule) sayılabilir.



Türkiye-Fransa dış ticaret hacmi 2008 yılında, bugüne kadar kaydedilen en yüksek değer olan 15,6 milyar dolar düzeyine ulaşmıştır. Ülkemiz ile Fransa arasındaki dış ticaret dengesi ülkemiz aleyhine seyretmektedir. Küresel ekonomik krizin olumsuz etkisi 2009 yılında ikili ticaret hacmi rakamlarına da yansımıştır. Diğer taraftan, 2009 yılında Fransa ile ikili ticarette yaşanan düşüş oranı dış ticaretimizdeki genel düşüş oranının altında kalmıştır.